…Batı adamının bunalımı çok tabiîdir, muallâktadır. Doğu adamı yerinmez ve sevinmez, çünkü dünyada yerinilecek ve sevinilecek bir şey yoktur. Ve bizim hüznümüz Allah’a dır. Biz durup dururken, kendi kendimize, kendi nefsânî oyunlarımız için, şehevâtımız için mahzun olmayız. Bizim olsa olsa… Peygamber-i Ekber müddet-i ömründe, Devr-i Saâdet’de gülmediler, hele ağız dolusu hiç gülmediler; gülümserlerdi. … Akıl …
âniden tekrar nedendir bu aksisedalar, mâzideki o raz-u niyaz yakılı ağıtlar? .. . Mavi Liman Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. Seyir defterini başkası yazsın. Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. Beni o limana çıkaramazsın… Nazım Hikmet Ran 1957 Savunma I Mutluyum, çünkü galip gelmedim Cana ferahlık veren o gizemli sarnıçtan Arklar açmalıyım bahçesine kalbimin. Mutluyum, …
Şehrin mermeri, yolu, izi, değil bizi böylesi bağlayan ona. Bizim zamana yayılı dokunduğumuz duvarlarda, telaşla sürüklendiğimiz kaldırımlarda bıraktığımız tekrarsız anıların tozudur nefesimizi ve yolumuzu kesen, üzerimize sinen. Ne yapsak, nereye kaçsak uçuşurlar peşimizden o tanıdık zerreler bir ince kuşatıcı esintiyle. Sadece kendilerine mahsus neşveleriyle… Çok usanıp şehrin metal melodileri, plastik ruhları arasında tükettiğimiz hayatın arta kalanlarını …
Yapraklar! İrili ufaklı endamlar, sayılarına güveniyorlar. Birbirlerini kışkırtarak, birbirlerini kıskandırarak, gökyüzünde nispet yaparak, rüzgârla dalga geçip, ustaca dans ederek, “yeşilin hükümdarlığı bende”, diyerek kasılmalar, güneşi esir almalar, gölgeyi lütfetmeler… Zamanı kullanıp sarının tüm cilveleriyle alın tüm yakıcılığıyla veda sahneleri düzenlemeler, kışı bahane edip kaybolup saklanmalar, hasret türküleri ezberletmeler. Bahara yakın ufak ufak göz kırpmalar muhteşem …
“Besle kargayı oysun gözünü” atasözünü sevmem; iyi niyetten yoksundur, kuşku uyandırır, şüphecilik aşılar, nankörlüğü genelleştirir. İstisna olarak görürdüm. İstisnanın müstesna bir gücü olduğunu atlamışım. Atasözündeki kelimelerin anlamlarını deşerek incelersek. Kargaları beslemek normal hallerden değildir. Kendi “başları“nın çaresine bakabilirler. Evcil olmayan her hayvan gibi. (Sözümüz “meclis“ten dışarı.) Neden besleriz kargaları? Daha doğrusu kargayı. Atasözü kargalardan değil …
Aliya İzzet Begoviç (İKÖ) EGİTİM, BİLİM VE KÜLTÜR TOPLANTISI‘ndaki konuşması (Riyad, 6 Aralık 1997) İslam Dünyasının dört bir yanından gelmiş kültür temsilcilerinden oluşan böyle muhteşem bir topluluk karşısında bulunmak benim için büyük bir onurdur. Konuşmama başlamadan önce, bize bu çok önemli toplantıyı yapmayı nasip eden Allah’a şükrederim. Ayrıca iki Kutsal Mekanın muhafızı Kral Fahd bin …
Olric’i duymayan kalmamıştır herhalde. –“Tutunamayanlar” Oğuz Atay– Aslında romanla okumakla hiç işi olmayanlar da tanışmışlardır onunla hayatlarında bir kaç kez. Bu iç ses; bazen bilge, bazen saf, bazen sıradan, bazen şaşırtan, ciddi, şakacı, acıtan, teselli eden, kışkırtan… Ya da belki gerçek benliğimiz o; herkese gösterdiğimiz ise sadece bir dış ses, bir sahte görüntü. Yaşayamadığımız asıl …
Bir anlık batırılıp çıkarılacağımız, dünya boyasının güzel renklerini üzerimizde kalıcı kıl! Göğsümüze işlediğin o rengi, tatlı doğum izi, pembe hâleyi de koru ya Rabbim! DOĞUM Çiğ düştü göklerden Ve bir bahar günü doğdun sen Güvercinler geçti menekşelerden Ve bir bahar günü doğdun sen Kendi kendine ayna olan nergislerden Leylakların gün doğuşu ürperişinden Zambakların kıyı kıyı …
… mihrap kılıp tüm güzelliklerinin özü bir müstesnayı câna özümü perdeledin, hududumu çektin, elhak razıyım buna bırakarak eserinin o harikulâde hayalini mazinin dallarına yıllarca zahidane teslim olup düşmüşüm yazgımın yollarına ama ne dünya ne rıza ne de yıllar galip gelemediler ona hâtırası şu zayıf halimi kollayıp meydan okurken zamana bîçare beklerim Sen’den rüzgârını, seslensin o …
